Türkiye’de 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında çıkartılan ve 2000 yılında uygulanan Bedelli Askerlik yasasının çıkmasıyla 90'ların ortalarından itibaren büyük beklenti içerisine giren yükümlüler büyük mutluluk yaşamıştı. Üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra 3 Kasım 2002’de tek başına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi üzerinde, bedelli askerlik çıkarılmasıyla ilgili kamuoyu yaratan Bedelli Lobisi çalışmalarına hız vermişti.2 Genel ve Yerel Seçim, 2 Referandum sırasında sık sık gündeme gelen Bedelli Askerlik ile ilgili beklentiler, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekim ayı sonunda bedelli müjdesi vermesiyle doruk noktasına ulaşmıştı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi yoğun mesaisi sonrası kamuoyunun merakla beklediği bedelli askerlik yasasında yaş sınırı, yürürlük tarihi 31 Aralık 2011 olarak belirlenirken, böylece 1982 doğumluların tamamı bedelli kapsamına alınmış oldu. Yasa ile 30 yaşından gün alanlar bedelli için başvurabilecek.
Kanuna göre, işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ve sanat sahibi olarak yurtdışında oturma ve çalışma iznine sahip olanlar, en az 3 yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde çalışmış olmaları şartıyla 10 bin Avro ödeyerek, 21 gün süreli temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklar. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte fiili askerlik hizmetine başlamayan, 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle (bu tarih dahil) 30 yaşından gün alanlar, 6 ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları ve 30 bin TL'yi ödemeleri halinde temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak. Başvuruda bulunanlar, bu parayı başvuru sırasında defaten ödeyebilecek ya da yarısını başvuru sırasında diğer yarısını ise başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde ödeyebilecek.
Türkiye’de yıllardır büyük beklentilere yol açan bedelli askerlik yasasının çıkmasıyla gözler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yıllardır askerlik sorunu yaşayan; bu nedenle yurt dışında yaşamak zorunda kalan KKTC yurttaşlarında da umut ışığının oluşmasına neden oldu.KKTC hükümetinin başlattığı çalışmayla, KKTC vatandaşı olup, 2005 yılından önce asker kaçağı durumuna düşen ve KKTC'deki bedelli askerlikten yararlanamayanlara af getiriliyor.
Tasarının kısa süre içerisinde yasalaşması halinde, 2005 yılı öncesinde kaçak duruma düşenler için iki formül geliştirildi. Birinci seçenekte: Yurttaşlar ya 3 bin sterlin ödeyip hiç askerlik yapmayacak ya da bin 500 Sterlin ödeyip, bir ay askerlikle terhis olabilecek. Diğer seçenekte ise uzun 30-35 yıldır yurt dışında yaşayan ve askerlik sorunu yüzünden vatanlarına gelemeyen 49 yaş üzerindeki tüm vatandaşlara da askerlikten muaf tutulması ön görülmekte.
Yıllardır askerlik sorunundan dolayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelemeyen yurttaşların en büyük dileği ; adada yaşayan aile ve sevdiklerinin cenazelerine ya da düğün ve doğum gibi mutlu günlerinde onlarla bir araya gelmek.Bu kişiler,unutulmamalı ki 23 Nisan 2003 tarihinde kapıların açılmasıyla her yıl tatillerinde Rum Kesimine gelerek aileleriyle Güney Kıbrıs’ta görüştüğü gerçeği.
2010 yılı ikinci yarısında Hükümet tarafından uygulamaya konan Ekonomik Önlemler Paketi’nin 2011 yılı sonunda olumlu olarak rakamlara yansıması henüz toplumda hissedilmemiştir. 2012 yılında ekonomideki olumlu tablonun halka yansıması, muhaceret affı ile kaçak yaşamla mücadelenin artması, Sigorta alacaklarının tahsili, Faiz Yasası ve özellikle askerlik yasasında yapılacak olan düzenlemenin hayata geçmesiyle Başbakan İrsen Küçük’ün de elinin kuvvetleneceğine, daha rahat hareket edeceğine de kesin gözüyle bakılmaktadır.