Kahramanımız ne umutlarla gelmişti güneydeki turizmin başkentine. Parası ve ailesiyle soğuk ülkesinden çok uzaklarda hayatın tadını çıkaracaktı.
Her şey başlangıçta istediği gibi gitti.
İlk önce lüks bir villa satın aldı. Çocuklarına uygun kolejleri buldu. Sonra denize "0" beş yıldızlı oteline kavuştu. İşler hep tıkır tıkır yolunda gitti. Taa ki, o melez güzeli görünceye kadar. İnsanın şansına bak, sen gel kuzeyden, melez güzelde tatil için gelsin ta batı ülkesinden.
Bir elektrik, bir elektrik, yer gök aydınlanıyor. Sonrası malum 8 şiddetinde deprem gibi, yer sarsıntılarını andıran duygusal bir beraberlik başlamış.
İlk önceleri küçük yalanlar, otelde yatmalar, eve gitmemeler, göze hiç gözükmemeler...
Bu arada, melez güzelimizde memleketini unutmuş ekmek elden su gölden, yediği önünde yemediği arkasında bir yaşantı sürerken, ne işi var ülkesinde !
5 yıldızlı otel mekanı, evi, memleketi oluvermiş. Hem de patronun dostu, sevgilisi olarak kıskanıla kıskanıla bir ortamda günler gelip geçiyormuş.
Taa ki, birileri bu ilişkiyi otel sahibinin eşinin kulağına fısıldayana kadar her şey çok güzelmiş.
Bu ilişkiyi duyan otel sahibinin eşi, kocasının 5 yıldızlı otellerinde melez güzelle basınca her şey bir anda karma karışık, hiç beklenmedik bir hal alıp müthiş bir krize dönüşmüş.
Melez güzel kaçarcasına memleketine dönmüş. Hızını alamayan otel sahibinin karısı çapkın kocasına inat 5 yıldızlı oteli belki inanmayacaksınız ama kocasına yaptığı baskıyla kapattırıvermiş.
Koskoca otelin kapanmasının ardından bu hadiseyi bilmeyenler "ACABA TADİLAT" sezona yetişecek mi diye konuşuyorlarmış.