Son iki haftamı Antalya’dan uzakta geçirdim. Başta İstanbul olmak üzere bazı illerimizde önceden planlanmış programlarımdaki sohbetlerde, Antalya turizminin 12 aya çıkartılmasıyla ilgili başlattığımız çağrının oldukça büyük bir ilgi ile takip edildiğini öğrendim.
Hem sevindim hem de gurulandım... Antalya dışındaki herkes hem yurt dışında hem de yurt içinde, turizmde Antalya’nın kış uykusuna yatmasına hiç mi hiç anlam veremediği gerçeği önüme çıktı.
Bizim başlattığımız kampanyanın getirdiği hareket, planlama, diriliş, uyanış devam ederken Belek bölgesinde, Kundu bölgesinde otel sahibi, otel yöneticisi olan dostlarımızla yaptığım görüşmelerde, özellikle kışın açık olan otellerin yetkililerinden, kış sezonu için verdikleri hizmetten ve kazançtan memnuniyetlerini ifade etmeleri, benimde hoşuma giderken, kış sezonunda kapalı bir tesisin, kışın kapalı olarak geçirdiği sezon maaliyetinin, açık olarak hizmet verdiği kadar ki maaliyetle eşdeğerde olduğunu, 12 ay hizmet vermenin otelcilik açısından da büyük avantajlar getirdiğini öğrendim.
Bu arada Antalya turizminin 12 ay hizmet vermesi için yaptığımız çağrıya gelen destek mailleri ve telefonlardan çok önemli mesajlar aldığımı da belirtmek isterim. Bunlardan iki önemli mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum. Biri Almanya’dan diğeri ise Hollanda’dan...
İlk mesajımız Almanya’dan bize yazan işadamı dostumuz Eskandar Dilmaghani’den...
Sayın Mehmet Kesim;
Antalya’nın turizmini 12 aya çıkarmak ve Antalya’daki turizm sektöründe çalışan 300 bin kişiye sezon dışı iş temin etmek konulu tartışmaya, yeniden ele alınıp, çözüm arama çalışmalarını memnuniyet vericidir.
Şahsen bu konuda size ve bu konu ile ilgili kuruluş, firma, müteşebbis ile tüm Antalya halkına başarılar dilerim.
Bu konu oldukça eski bir konu ve her nedense bu konu bugüne kadar çözülmediği gibi konunun temelinde yatan sorunların çözülmeyişi, yeni konseptlerin gelişmesinde yaşanan büyük ihmaller de gözönünde durmaktadır.
Antalya turizmini 12 aya çıkartmak ve turizmden Antalya’nın daha çok nemalanmasını sağlamak aslında çok zor bir şey değildir. Ancak 300 bin işçinin 6 ay boyunca işsiz kalması ve 3 milyon Antalyalı’nın turizmden ekmek yediğini düşünecek olursak, bu sorunun ivedilikle çözülmesi şarttır. Çok küçük bir kısımın 12 ay boyunca turizmde kalması, bu küçük grubun turizmi tekeline almasına da göz yumulmaktadır.
Düşündüğünüz bir çalıştay çerçevesinde , Antalya’yı sevenler, bilenler ve bu güzel kentin geleceğini düşünenlerle birlikte, vizyon sahibi kuruluş ve firmalardan oluşan çalışma grubu oluşturularak, konunun çok daha hassasiyetle ve temelli bir çözüme kavuşması sağlanmalıdır.
Biz grup olarak böyle bir çalıştayın içinde yer almaktan, konu ile ilgili yaptığımız 5 yılık bir projeyi öncülük yapacağınız çalışmalarda sunmaktan büyük bir memnuniyet duyacağız. Size ve kurumunuza böylesine önemli bir konuda öncülük yaptığınız için teşekkür eder ve başarılar dileriz.
Saygılarımla,
Eskandar Dilmaghani
Diğer mesaj ise yılların tecrübeli turizmcisi, yurtiçi ve dışında önemli hizmetleri bulunan sevgili dostum Sami Demiray’dan...
Sayın Kesim ;
Sizi ; Antalya için 12 ay turizm neden gerçekleştirmeyelim kampanyasını başlattığınız için çok samimi duygularımla kutluyorum.
Uzun yıllar turizm piyasasında değişik görev ve konumda bulunmuş olmamın tecrübesiyle bende katkıda bulunmayı isterim.
Antalya ,dünya da bir çok ülkeyi kıskandıracak turist kapasitesini ağırlamakla birlikte yıllardır konuşulanların da ;her toplantı , bir sonraki toplantıda konuşulmak üzere kapanmıştır.
Antalya için toplantılarda alınan centilmenlik anlaşmaları,fiyat istikrarının sağlanması, turistleri sokak ortasında kollarından çekilmesinin önlenmesi sadece basın bildirilerin de yayınlanarak sıradan bir haber olmaktan öteye geçmemiştir.
Belki bu yazdıklarımdan hoşlanmayanlar olacaktır.
Ama gerçekler konuşulacaksa,hoşlanmasalar da olur.
Byturco’ nun öncülüğünde tekrar alevlendirilmeye çalışılan bu çok önemli konu ,bu kez başarılı yaptırımcı kararlarla sonuçlanır umudumu korumak isterim.
Korumak isterim dedim ,maalesef toplantıda dile getirilecek konular Antalya da deneyimli yönetici ve yatırımcılarımız tarafından pekala bilinmektedir.Ama sadece konu başlıklarında sıralanmakta ,hastalığı ve reçetesi bilinmekle birlikte sonuca gidilemediği de ortadadır.
Şimdi sorsak ,Antalya yı 12 ay turizm de canlı tutacak alternatif turizm seçeneklerini sayın diye ,elbette çok aklı başında ve gerçekçi öneriler sıralanacaktır.Ve az öncede bahsettiğim gibi bu teşhisleri saptayacak çok deneyimli turizmcilerimiz mevcuttur.
Peki sorun nerede.Madem bu konular biliniyor.Yerel idareciler,yatırımcı ve yöneticiler hep bir ağızdan aynı şeyleri söylerken , sonuca neden gidilemiyor ?
İşte sorunun düğüm noktası da ,çözüm noktası da burada !
Yani ,Antalya yı kış aylarında da tercih etme sebebi yaratmak…
Sayın Mehmet Kesim ,bu konudaki çalışmalarınıza katkı sağlamak amacıyla sunacağım öneri raporumun; Antalya’mıza katkı sağlayacağım düşüncesi bile beni mutlu edecektir.
Saygılarımla
Sami Demiray
Vital Holiday Services
Nederland
[email protected]
|
ÜZÜLDÜKLERİM
İstanbul İlçe Belediyelerinde özellikle imar konusundaki sorunlu binaların, sorun çözümünde “Bağış” adı altında toplanan paralar...
|
|
SEVİNDİKLERİM
Türkiye’nin karayollarındaki, Avrupa’yı aratmayan otoyol projelerinin bir bir gerçekleşmesi.
BOZÖYÜK – BİLECEK – ADAPAZARI yolu bunun en yakın ve en güzel örneklerinden biri. İnsan gerçekten gurur duyuyor...
|
|
DÜŞÜNDÜKLERİM
KKTC’nin en güzel oteli haline gelen Girne’deki, Cratos Premium otelin isminin otelcilik alanında değilde ısrarla getirdiği sanatçı showlarıyla duyurmayı tercih etmesinin otel sahiplerine ve yönetimine ne gibi kalıcı faydalarının olacağı...
|
|
BEĞENDİKLERİM
‘SÖZ SÖYLEMEYİ ÖĞRENMEK, KILIÇ KULLANMAYI ÖĞRENMEKTEN DAHA ZORDUR’
|
|
GÜLDÜKLERİM
Burası AMERİKA
Temel Dallas’taki kuzeni Dursun’u görmeye gitmiş...
Dursun, Temel’i havaalanında karşılamış... Beraber dışarı çıkmışlar...
Temel bir bakmış 10 metre uzunluğunda bir limuzin...
- Uyyy... Amma da büyük bu daa..
Dursun hafifçe gülmüş;
- Temelim... Burası Amerika... Burada herşey büyük demiş...
Dursun’un çiftliğinin kapısından içeri girmişler, git git bir türlü eve varamıyorlar... Temel şaşkınlık içinde birden;
- Uyyy... Amma da büyük çiftlik bu daa...
Dursun yine hafifçe gülmüş ve:
- Temelim burası Amerika... Burada herşey büyük...
Akşam olmuş, yemek salonuna geçmişler. Salonun ortasında kocaman bir masa... Bir ucunda Temel, diğer ucunda Dursun... Temel, masanın diğer ucundan Dursun’a seslenmiş;
- Uyyy... Amma da büyük masa bu daa..
Dursun cevap vermiş;
- Temelim burası Amerika... Burada herşey büyük..
Yemekten sonra Temel’in tuvalete gitmesi gerekmiş... Dursun tarif etmiş;
- Temelim, alt katta soldan üçüncü kapı...
Temel alt kata inince sol yerine sağdan üçüncü kapıya gitmiş... Orası da evin havuzunun olduğu yermiş... Karanlıkta elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş... Can havliyle bağırmaya başlamış...
- SİFONU ÇEKMEYİN... SİFONU ÇEKMEYİN...
|