Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yıllardır tartışılan ülkenin nüfusuyla ilgili son noktaya Pazar günü nihayet konuyor. KKTC, 4 Aralık Pazar günü 2011 Genel Nüfus ve Konut Sayımı ile sayılırken, 05.00 - 18.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Yaklaşık 8 bin sayım görevlisi ve kontrolör saat 08.00’den itibaren sayım işlemlerine başlayacak.
15 Kasım 1983’de kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihinde üçüncü kez yapılacak olan nüfus sayımında her hanede beş bölümden oluşan 66 soru sorulacak. Kişilerden kimlik istenebilmekle birlikte göstermek zorunlu olmayacak.
Başta öğretmen sendikaları olmak üzere bazı sendika ve partiler nüfus sayımı sonuçlarını tanımayacaklarını açıklarken, sayımı 7 Birleşmiş Milletler gözlemcisi de izleyecek.
KKTC’nin nüfusu, başta dönemin Kıbrıs İşlerinden de sorumlu Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek olmak üzere, Başbakan İrsen Küçük ve Türkiye Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın çeşitli toplantılarda söyledikleri rakamlarla hala kamuoyunda tartışılmaktadır. Nüfusumuzun 800 bin, 350 bin, 600 bin hatta bazı kesimlere göre ise milyona dayandığı iddia edilmektedir.
15 Aralık 1996'da yapılan sayımda KKTC’nin nüfusu 200 bin 587, 2006 yılında yapılan sayımda ise 256 bin 644 olarak açıklanmıştı. Her iki nüfus sayımında da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ikamet edip sayılan bir kişi olarak her nüfus sayımı sonrası sonuçları ve sokağa çıkma yasağı uygulanması dolayısıyla tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Nisan 2006’da gerçekleşen nüfus sayımı sırasında dönemin Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, ilgili bakan ve Devlet Planlama Örgütü son kez eve kapanarak sayım yapılacağını açıklamıştı. Pazar günü yapılacak sayımda yine eski sistem uygulanarak sokağa çıkma yasağı uygulanacak olması sistemde hiçbir şey değişmediği şeklinde eleştirilere yol açmıştır.
Bütçe hazırlanırken, hükümet, ilgili bakanlık ve bürokratların dayandığı en büyük faktör ülkenin nüfus sayısının tam olarak bilinmesi baz alınırken nüfusumuzu bilmediğimizden dolayı eğitimden sağlığa, ulaşımdan muhaceret politikalarına kadar büyük sorunlar yaşanmaktadır. Geleceğe dönük hedefler ortaya koyarken nüfusumuzu kesin olarak bilmemiz mutlaka şarttır. Pazar günü yapılan sayım sonucu ülkenin toplam nüfusu 2 - 3 gün; ayrıntılı dökümü ise 2 - 3 ay içinde açıklanacak.
Nüfus sayımını tanımayacaklarını açıklayan kesimler, Birleşmiş Milletler’in 7 gözlemcisi'nin sayımı izleyeceklerini bilmektedirler. BM’den bir gözlemci daha önce KKTC’ye gelerek arazi çalışmalarına katıldı ve bölgeleri ziyaret ederek çalışmaları yerinde gördü. Birleşmiş Milletlerin sayım boyunca çalışmaları yerinde izleyecek olması, Devlet Planlama Örgütü’nün aylardır hazırlıkları, güvenilir bir nüfus sayımının gerçekleşeceği şeklindeki inancımızı perçinlemekte.
Kıbrıs müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde, Türkiye’den deniz altından borularla gelecek su ile çalışmalarda geri sayım sürerken, her anlamda geleceğe dönük planlamalar yapılırken, nüfusumuzun gerçek olarak belirlenmesi ve buna göre planlamalar yapılması gereklidir.Sayımı protesto edeceklerini ve görevlilere kapı açmayacaklarını söyleyen bazı kesimler bilmelidirler ki sayım sıradan bir sayım değil,geleceğimizi etkileyecek, verileri yol gösterecek bir sayımdır.
2011 yılının son ayına girerken, Aralık ayı, nüfus sayım sonuçlarının açıklanmasıyla hayli tartışmalı geçecek gibi gözükmekte. Nüfus sayım sonuçlarını merakla beklerken, dileğimiz sokağa çıkma yasağı uygulanarak yapılacak olan son sayım olması...