Dil okullarından açılmışken konu biraz derine inmekte fayda var. Birçok arkadaşımın bana sorduğu ve dil okuluna gideceklerin kafasında soru işareti bırakan konular hakkında tecrübelerimi sizinle paylaşmak istedim.
Planınızı şekillendirirken ilk olarak hangi şehirlere gitmek istediğinizi kafanızda belirleyin ve o şehirleri araştırın. Ben Los Angeles gibi büyük bir şehirdeydim, Evim ve okulum yakin dendiği halde iki otobüs değiştiriyordum. Eğer araba almayı düşünmüyorsanız toplu taşıması gelişmiş olan şehirlerini tercih edin. Şehrin güvenli olup olmaması da şehir tercihlerinizi yaparken en önemli unsurlardan biri muhakkak.
İşini çok güzel yapan acenteler için konuşmuyorum ama benim ve birkaç arkadaşımın basına gelenlerden hareketle acentelerin gittiğiniz yer hakkında pek bilgileri olmadığını söyleyebilirim maalesef. Okulların ve yaşayacağınız şehrin size anlatılanlardan çok farklı olduğunu, dersinize giren hocaların ana dilinin İngilizce olmadığını Amerika’da öğrenme sansınız çok yüksek inanın bana.
Eğer bu isi ciddi yapan bir okula gitmek istiyorsanız üniversitelerin dil okulları, özel dil okullarından daha disiplinli ve organizedir. Ama benim gibi sadece pratik için dil okuluna gelmeyi seçtiyseniz daha ucuz okulları tercih etmenizde fayda var çünkü masraflarınız dil okuluna verilen parayla bitmiyor. Aile yanında ya da yurtta konaklama da hatırı sayılır paralar harcattırıyor insana. Önceki yazımda o yüzden İngilizcenizi Türkiye’de elinizden geldiğince geliştirin diye bir tavsiyede bulunmuştum.
Ben kaldığım aileden ne kadar memnun olduğumu yazmıştım sizlere. Çoğunuz belki kriterlerim ve acentemin ilgili sayesinde bu kadar rahat ettiğimi düşünebilirsiniz ama gerçek ole değil. Amerika’da bu is için para alan yani öğrencilere ev ayarlayan kişiler benim evimi gidip görmemişlerdi bile. Temiz mi, okula ulaşımı nasıl, ev sahibi nasıl biri en ufak fikirleri yokmuş. Yokmuş diyorum çünkü ben bunu ev sahibimle konuşurken öğrendim. Sadece bir tanıdık vasıtasıyla ev sahibimle telefonda konuşmuşlar meğerse. Ayrıca Tommie daha önce yabancı bir öğrenci misafir etmediği halde bana bu isi Tommie'nin yıllarca yaptığını en ufak şikâyet almadıklarını söylemişlerdi ve ben o yüzden çok rahattım Amerika’ya giderken. Peki ya sansım yaver gitmeseydi de bambaşka şartlar altında yasamak zorunda kalsaydım? Bunu yasayan o kadar çok kişi tanıdım ki o yüzden lütfen bu konuda da çok dikkatli olun.
Sizlere çok taze bir örnek veriyim acentelerle ilgili. Daha birkaç gün önce Amerika’ya gelmek isteyen arkadaşımı yanlış bilgilendirdiler ve belki bana sormasaydı burada sadece ilk yazıldığı dil okuluna gitmek zorunda olduğunu, okul değiştirmesinin imkânsız olduğunu sanacaktı. Kim sizi beğenmediğiniz bir okula devam etmek için zorlayabilir ki? Belli bir sure önceden haber vermek kaydıyla baksa okula transfer olabilirsiniz hatta paranızı iade ederler. Tabi onun acentesinin arkadaşımı bu şekilde yönlendirmesinin sebebi büyük ölçüde okullardan aldıkları komisyon ücretleri.
Eee bu kadar sorun var biz nasıl dil okulu bulacağız dediğinizi duyar gibiyim. Ona da bir önerim var tabi ki. İlla acenteyle dil okulu bulmak zorunda da değilsiniz. Okullarla iletişime geçebilir, formları doldurup onlara postalayabilirsiniz ki inanın acentelerin da yaptıkları bunlardan farklı şeyler değil. Benim zamanımda acentelere danışmak tamamen parasızdı sanırım ki hala oledir. Acenteye gidip okul broşürlerini alabilirsiniz ve daha sonra her isinizi kendiniz halledebilirsiniz. Bu aşamaları gerçekleştirirken inanın kullandığınız İngilizce sizi zorlamayacaktır. Ama bu yolu tercih etmek yerine bir danışmanla çalışmak istiyorsanız dediklerimi de aklinizin bir kösesinde tutun lütfen.
Dediğim gibi ben bu konunun uzmanı değilim ama tecrübeler çoğu zaman daha çok ise yarar. Bilmem duydunuz mu ama biz söz vardır: Tecrübe bir gözlüktür, onların sayesinde ikinci defa daha iyi görürüz. İste bu konuda ben sizin gözlüğünüz olmaya çalıştım umarım bu gözlüğü takacağınız bir fırsat geldiğinde onu bir yerlerde unutmuş olmazsınız.
Sevgiler…