Yavru vatan Kıbrıs’ı severek, keyifle yazıyorum. Bu güzel adaya 20 yılı aşkın süredir her gidişimde kendi evimdeymişim gibi duygularla günlerimi geçirirken ayrı bir hazaldım. Yıllardır burda kurmuş olduğum özel dostluklar hiç fire vermeden hatta artarak devam ediyor.
İki yeğenimde üniversite tahsili için gittikleri bu güzel adada, tahsillerinden sonrada burada bulunan ticari şirketimizinde faaliyetlerinin artarak devam etmesiyle yaklaşık 17 yılı aşkın bir süredir 2. evimiz, vatanımız olarak yavru vatan ailemizin içine sinmiştir.
Onun için en az bir Kıbrıslı kadar yavru vatanla iç içe bir hayatımız var.
Siyasetini, ekonomisini, turizmini, iş dünyasını geçmişten bugüne en ince ayrıntısına kadar bilen, takip eden iyi bir ekiple bu birikimi şimdi BYTURCO’da sizlerle paylaşıyoruz.
Bundan 15 yıl önce üniversite öğrencisinin araya araya zor bulduğu dayalı döşeli evlerin, bugün ‘öğrenciye dayalı döşeli daire’ şeklindeki afişlerle, ilanlarla çoğaldığını ‘Eğitim Adası’ olarak hedeflenen KKTC’de üniversitelere duyulan ilginin giderek azaldığının en büyük göstergelerinden biri, Ada’da birbirinden önemli noktalarda 5 üniversitenin bugün 10.000 öğrenciden fazla kontenjan açığı vermesi oldukça üzücü bir olay.
90 ülkeden öğrencinin geldiği eğitim adası olacağız diye bu kadar iddialı yatırımlar ciddi miktarda harcanan rakamlarla eğitim veren KKTC’de üniversitelere giderek azalan Türk öğrencilerin ilgisizliğini, KKTC Devleti, TC Devletiyle birlikte mutlaka mercek altına yatırmalıdır.
Özel yetenek sınavlarıyla belirli bölümleri dolduracak olan KKTC dolu üniversitelerin reklam, ilan, duyuru ve iletişim yanlışlıkları, Türkiye’deki öğrencilerin ilgisizliğinin başlıca sebeplerinden biri olarak görüyorum.
Buradaki üniversitelerin eğitim kalitesi, aracı, gereci, ortamıyla hiç bir eksiklik yok. Hatta yeniliklerden Lekoşa’daki Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki tıbbi cihazların dünyanın en modern cihazları olduğunu Amerika’daki kendi alanında çok önemli bir tıp adamı olan Prof. arkadaşımdan bir sohbetimiz esnasında ilgiyle dinledim.
Bence üniversiteler ile ilgili değil üniversitede eğitim görecek öğrencilerin KKTC’deki yaşam koşullarıyla ilgili oturumundan Büyükelçiliğe gidip aldıkları izne kadar yeni kolaylıklar, uygulamalar hayata geçirilerek cazip hale getirilmelidir.
Yavru vatanda kızı-oğlu üniversite tahsili yapan çoğu aile boş zamanlarında gidip, çocuklarının yanında vakit geçirmek isteseler bile KKTC’ye girerken öngörülen kısa süreli oturum izninin oluşu bile, buradaki üniversitelerin tercih edilmemesinde etken rol oynadığını KKTC’deki öğrenci bekleyen üniversitelerin yetkililerinin bilmesi gerekir.
Adına ne derseniz deyin belirlenecek bir yol haritasıyla yavru vatanda üniversite eğitimi iklimiyle, yaşamıyla, huzuruyla adada hep hedeflenen ‘Eğitim Adası’ olmaması için beceriksizler ordusu gerekir.
Türkiye’de neredeyse 81 ile yayılan yeni üniversitelerin açılması da, Ada’da doldurulamayan kontenjanı sayısal olarak etkilesede, KKTC yılların vermiş olduğu oturmuş üniversite eğitim sistemi olduğunu kimse inkar edemez.
KKTC üniversiteleri sadece öğrenci alındığı dönemde değil, yılın 12 ayı izleyecekleri özel bir öğrenci kayıt politikasıyla mevcut açıklarını kapatmaması için hiç bir sebep göremiyorum.
Daha çok öğrencinin gelişini Kıbrıs ekonomisinin yaşamına katkısınında KKTC halkıda kazanarak görecektir.
Bence izlenecek politika çok vakit geçmeden masaya yatırılıp, taşın altına herkesin eli gelecek şekilde bir uygulamayla 5 üniversite adaya yeni açılan İTÜ kampüsü gibi daha çok üniversitelere ev sahipliği yapıp daha çok mezunlar verdirecektir