Türkçe En İyi İnternet Gazetesi
Günün Haberleri Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye İletişim Son Dakika Ekle RSS
 
 
ANA SAYFA ANTALYA KKTC TÜRKİYE DÜNYA SPOR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
ANTALYA   13/19 °C
 
 
    İrem Kesim Yine Çok Okunacak Yeni Köşe Yazısı İle Sizlerle  
 
    Serkan Kaya Yeni Albümü Tanımam ile Çok İddialı  
 
    TYB'de Prof. Dr. Muhammet Enes Kala Başkanlığında Yeni Yönetim Çalışmalara Başladı  
 
    Antalya Teknokent COP 31 Sürecinde İş Birliğini Güçlendiriyor  
   
  İREM KESİM   
100 Yıllık Bir Unutuluş: Hırsın Bittiği, Ruhun Başladığı Yer.
2 Nisan 2026 Perşembe


Şu an uğruna kendimizi paraladığımız her şeyi bir kenara koyup 100 yıl sonrasına, 2126 yılına gidelim.
Hepimiz; bugün dertleştiğimiz arkadaşlarımız ve en yakınlarımızla beraber toprağın altında olacağız. Bir servet döküp aldığınız o araba başkasının kapısında duracak, "benim yuvam" dediğiniz o evde hiç tanımadığınız insanlar kahkahalar atacak. Belki soyunuzdan gelenler bile adınızı andığında "Kimdi bu?" diyecek. Bizler bugün dedelerimizin babalarını ne kadar tanıyorsak, onlar da bizleri o kadar tanıyacak.
Asıl can yakan ne biliyor musunuz? Bu kadar geçici bir dünyada, sanki hiç ölmeyecekmiş gibi hırsların peşinde koşmamız. Daha fazlasına sahip olalım derken, elimizdekileri sevmeyi çoğu zaman unutuyoruz...

Cehaletin En Büyük Hırsı: "Daha Fazlası"
Modern dünya bize sürekli "daha fazlasına" sahip olmamız gerektiğini fısıldıyor. Daha büyük evler, daha lüks mevkiler, daha çok mülkiyet… Oysa bu hırsın ne kadar zayıf ve "cahilce" bir temel üzerine kurulu olduğunu anlamak için bir mezarlığın sessizliğine bakmak yeterli. Sahip olduğumuz her şeyden vazgeçip sadece toprakla bütünleşeceğimiz bir finalde, mülkiyet iddiası aslında ne kadar da beyhude. Eğer durup bu soruları gerçekten sorsaydık; biriktirdiğimiz onca eşyanın, sevdiklerimize vermediğimiz o içten sarılmalardan daha değerli olmadığını görürdük. Hiç çıkmadığımız o sakin akşam yürüyüşleri, çocuklarımıza ayırmadığımız o kıymetli dakikalar, 
sevdiklerimizin gözlerinin içine bakarak kurmadığımız o samimi cümleler...

Emek Verdikçe Eksilmek
Bundan 100 yıl sonrasının hayalini kurarkende günümüze gelip baktığımda da,maddiyat bile bir nebze olabilir ama bizi en çok, insanlara verdiğimiz o karşılıksız emekler yoruyor. Hani bazen kendinizden, vaktinizden, hatta hayallerinizden vazgeçip birine veya bir şeye devasa bir emek verirsiniz de; günün sonunda koca bir "hiç" ile karşılaşırsınız ya… İşte o an hissedilen o derin hayal kırıklığı, insana kaçınılmaz olarak "Neden?" sorusunu sordurtuyor.
Ancak Shakespeare’in o zamansız uyarısını hatırlamakta fayda var: Mutluluğu kimseden bir şey beklemeden, sadece kendi içinize bağlamanız gerekir. Çünkü kimseden bir şey beklemediğinizde, kimsenin sizi kırmaya gücü yetmiyor demektir. Kendi iç disiplinimizi, başarımızı ve huzurumuzu; başkalarının anlık duygusal dalgalanmalarına ya da bize biçtikleri değişkene göre belirlemek, kendi potansiyelimizi baltalamaktan başka bize ne sunabilir? Bunu durup düşünmemiz gerekiyor. Biz kendi içimizde mutlu ve tam oldukça, çevremize yayacağımız enerjinin de çok daha yapıcı olacağına eminim.

Asıl Mesele Yaşayabilmek
Hayatın tam anlamı nedir? Hayat, sahip olduğumuz "şeyler" değil, paylaştığımız "anlar" toplamıdır. Yüz yıl sonra hatırlanmayacak olmamız, bugün yaşadığımız anın değerini düşürmez; aksine onu eşsiz kılar. Biriktirmemiz gereken tek şey, banka hesaplarındaki rakamlar değil, ruhumuza ve sevdiklerimize dokunan hatıralar olmalı.
Şahsen ben; sırf gerçekten yaşadığımı hissetmek için her şeyi değiştirmeye razıyım. Hiç çıkmadığım o sakin yürüyüşler, gurur yapıp sevdiklerime esirgediğim o sarılmalar...

Hayatın anlamı, aslında ıskaladığımız o küçük anlarda saklıymış.

Sonuç olarak;
Yüz yıl sonra sahip olduklarımızı başkaları devralacak, fotoğraflarımız unutuluşun tozlu raflarına karışacak. Ama bugün kimseden bir şey beklemeden verdiğimiz o samimi desteğin sıcaklığı ve kendi içimizde bulduğumuz o sarsılmaz huzur, evrende bizden kalan tek gerçek imza olacak. Kötü haber şu ki her şey geçici ama aynı zamanda iyi haber de şu; yine her şeyin geçici olması…  Yani eğer işler yolunda gidiyorsa Tadını çıkarmamız gerekiyor çünkü sonsuza dek sürmeyecek ama eğer işler kötüye gidiyorsa da endişelenmemizi gerektirecek bir durum da yok bu da sonsuza kadar sürmeyecek.
Bu perspektif ile baktığımız zaman bile bu hakimiyet kuramadığımız ve sonunu kendimiz yazamadığımız fani dünyada bırakalım dünya mülkiyetin peşinde koşsun,
biz sadece "insanca yaşamayı" seçelim.


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR     Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
 
   
 
Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
 
  GÜNÜN MANŞETLERİ
İrem Kesim Yine Çok Okunacak Yeni Köşe Yazısı İle Sizlerle

İrem Kesim Yine Çok Okunacak Yeni Köşe Yazısı İle Sizlerle

  BYTURCO MEDYA'DAN HABERLER
 
  2026’da Takvimle Birlikte Vicdan Değişsin
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR
 
 
2026’da Takvimle Birlikte Vicdan Değişsin
 
Mehmet Kesim
 
 
Hayaller ve Balon Siyaseti
 
Prof.Dr.Ata Atun
 
 
100 Yıllık Bir Unutuluş: Hırsın Bittiği, Ruhun Başladığı Yer.
 
İREM KESİM
 
 
İnsanlık Hali
 
Hüseyin Kaya
 
 
KKTC'DE YEREL SEÇİM HEYECANI
 
Reşit KESİM
   
  Alkışlar Turgül Tomgüsehan İçin  
   
  Yılmaz Erdoğan  
  FOTO GALERİ
Güzeller Güzeli Rus Spor Spikeri, Sosyal Medyaya Damga Vuruyor

Güzeller Güzeli Rus Spor Spikeri, Sosyal Medyaya Damga Vuruyor

   
  BONNE VIE Dergisi  
   
  ​Mehmet Akif Alakurt  
  ÇOK YORUMLANANLAR
 
  Bak Sen Sıla'ya!
  FACEBOOK'TA BYTURCO
  TWITTER'DA BYTURCO
  ANKET
     
 
Düzenli Olarak Spor Yapabiliyor Musunuz?

Evet
Hayır

Sonuçlar Anket arşivi
 
     
 
 
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene EKle
 
 
  •Antalya
  •KKTC
  •Türkiye
  •Dünya
  •Spor
  •Özel Röportaj
 
 
  •Siyasiler
  •Yaşam
  •Çeşitli
 
 
  •Spor
  •Magazin
  •Antalya
  •KKTC
  •Türkiye
  •Dünya